Range Rover etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Range Rover etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2013 Pazartesi

Range Rover Vogue Rulez B)


Uykuları kaçıracak nefasette bir Range Rover Vogue test videosu...Son saniyesine kadar yudum yudum zevkine ve tadına vararak izledim...Keyifli seyirler...

"RR Vogue Rulez" B)

4 Kasım 2013 Pazartesi

Yolların Yeni Kralı - Range Rover LWB Autobiography Black

Arazi araçlarının asil Lordu Range Rover’dan yeni haber: Uzun şasili LWB versiyonu önümüzdeki ay Los Angeles otomobil fuarında tanıtılacak. Zaten 5 metreyle ziyadesiyle uzun olan Range Rover, LWB versiyonuyla 200mm daha uzayarak 5.2 metrelik devasa boyutlara ulaşmış olacak.



Bu 200mm’lik boy uzatma operasyonunun 140mm’sinin arka yolcuların diz mesafesini genişletmek için kullanılmasının özellikle bu tür lüks araçların şoförlü olarak kullanıldığı Çin ve Orta Doğu pazarlarını memnun etmesi bekleniyor.



Yeni Range Rover LWB’de arka koltuk klasik 3 kişilik sıra düzeni yahut 2 adet tek koltuktan oluşan executive koltuk düzeniyle hazırlanabiliyor. Executive düzen seçildiğinde arka koltuk sırtlıkları yolcu konforunu maksimize edebilmek adına 17 derecelik bir açıyla geriye yatırılabiliyor ki bu güncel modelin sırt yatış açısının iki katı anlamına geliyor.



RR LWB yalnızca boyut olarak değil, donanım olarak da standart RR’e oranla önemli artılar içeriyor. Farz- mahal, elektrikli cam perdeleri ve panoramik cam tavan standart donanım listesinde sunulmakta.



Yeni LWB’yi devasa boyutları dışında, aracın ön çamurluk arkasında bulunan çıtalarda konumlandırılan “L” ambleminden de saptamak mümkün kılınmış.



Yeni Range Rover LWB Vogue, Vogue SE, Autobiography ve LWB’ye özel Autobiography Black donanım paketleriyle satışa çıkacak ve tüm paketler dizel,benzinli yahut hibrid motorlarla donatılabilecek.



RR model gamının en üstünde konumlandırılacak Autobiography Black donanımına sahip olan araçlar dışarıdan farklı ön ve yan ızgaralar, siyah/krom amblemler, krom bagaj çıtası ve farklı stop lambalarıyla “fani” RR’lerden ayırt edilebilecek. Bu donanım seviyesinde kullanılacak 21 ve 22 inç ebadındaki devasa jantlar da dikkat çeken diğer dış tasarım unsurları olacak.



Autobiography Black donanımlı RR’lerde iç kısımda da belirgin farklılıklar olacak: Yeni döşeme seçenekleri, arka kısma uzanan yeni orta konsol, 18 farklı yöne elektrikli olarak ayarlanabilen koltuklar, koltuk ısıtma, soğutma, hafıza ve masaj sistemleri, arkada oturanlar için 2 adet 10.2 inç ebadında multimedya ekranı ve 2 adet elektrikli olarak katlanabilen çok amaçlı sehpa, buzdolabı ve bardak dolabı bunlardan sadece ilk akılda kalanlar.



Aracın iç ışıklandırılmasında da kişisel tercihlere göre 10 farklı renk ve ton kullanılabilmekte ve tüm araç içi detaylar hususi olarak aydınlatılmakta.



Tüm bu donanımlarla Yeni Range Rover LWB Autobiography Black’in Ülkemizdeki satış fiyatının 6 sıfırlı sihirli rakama ulaşacağı hatta motor tipine göre bunu geçebileceğini tahmin etmekteyiz.




Keyifli bir hafta geçirmenizi dilerim.

23 Ocak 2012 Pazartesi

Range Rover Evoque Si4 Testi



Blogumu sıkı takip edenler hatırlayacaklardır; bendeniz Range Rover isimli asil premium arazi aracı üreticisi otomobil markasına oldukça düşkünümdür.


1970 yılından bu yana Amerikalıların Full-Size bizim ise Devasa nitelendirmemize mazhar olan bu araç gamına 2011 yılının ikinci yarısında ufak-tefek olsa da hiç de kırılgan gözükmeyen yakışıklı bir kardeş katıldı: Range Rover Evoque.



Burada yüksek müsaadelerinizle Kasım 2011 tarihinde bloguma Ankara'da RR Evoque ile il karşılaşmamız dair düştüğüm notlarımı paylaşıyorum:

"Bir yılı aşkın zamandır Dünyada ve Ülkemizdeki Range Rover hayranlarının heyecanla beklediği en yeni (aynı zamanda en küçük, en uygun fiyatlı ve en sportif görünümlü de diyebiliriz) Range Rover modeli Evoque (İvok diye okuyunuz) Eylül ayında piyasaya sunuldu ve Ekim ayı itibariyle Ankara'ya teşrif buyurdu.


Aracın arkasında yer alan Si4 ifadesi 2.0lt benzinli turbo 240HP'lik motorun kullanıldığını simgeliyor. Şimdilik Ülkemizdeki yegane Evoque motor seçeneği bu ziyadesiyle kuvvetli benzinli motor. İleriki dönemde Borusan mutlaka 150 HP'lik D4 ve 190 HP'lik SD4 kodlu dizel motorları da getirecektir. 


Avrupa'da her ne kadar araç için manuel ve Powershift çift kavramalı yarı-otomatik şanzıman seçenekleri bulunmaktaysa da Ülkemizde sadece Powershift seçeneği Borusan tarafından sunulmakta.

Son ÖTV zammından sonra Evoque'un en düşük donanımı ile satış fiyatı 70.000 Euro'dan başlamakta. Resimlerde incelemekte olduğunuz araç ise Ülkemiz şartlarına uygun olan ideal paketlerden biri ve fiyatı 80.000 Euro seviyesinde. 
Aracın iç dizaynı o kadar başarılı, kullanılan materyaller de o kadar kaliteli ki, boyutlarını bilmeseniz full size bir asil Range Rover Vogue içerisinde seyahat ettiğinizi dahi düşünebilirsiniz.
Tamamı deri kaplı gösterge paneli, premium ısıtmalı deri koltuklar, aracın kabininde göze çarpan hemen her nokta da kullanılan gerçek metal insertler, devasa ebatlardaki dokunmatik multimedya-navigasyon ünitesi, sürüş dışında aşağı kayarak gizlenen yuvarlak şanzıman kumanda kolu ile Premium Compact Crossover segmentinde kalite ve gösteriş standartlarını belirliyor Range Rover.



Sonuç: Öncelikle en kısa zaman zarfında test edip detaylı izlenimlerimi bloga yazmayı, sonrasında da orta vadede ne yapıp edip bir Evoque sahibi olmayı kafama koymuş durumdayım. Özellikle dizel motorlarının gelmesi ile Evoque sınıfının hatta biraz iddialı konuşayım bir üst segmentin en iyi satış yapan premium aracı olacaktır."

Şimdi başlayalım geleneksel Sharkfin Otomobil Testimize.

Dış: 




Çekik gözlü farları, günümüzün olmazsa olmazı LED sis farları, Range Rover'ın ilk modelinden bu yana görmeye aşina olduğumuz koccaman mat krom harflerle yazılmış R A N G E  R O V E R amblemi, enine kademeli motor kaputu ile ön görünümü 21. yüzyıla ayak uydurmuş tam bir Range Rover, Evoque.



Küçücük arka camı, büyük tavan spoileri ve markanın arazi ustası kimliğine doğru göndermeler yapan tampon dizaynı ile arka görünümü de önü kadar olmasa da etkileyici Evoque'un.
Yandan ise kısa gövde uzunluğuyla dalga geçercesine geniş tutulmuş dingil mesafesi (wheelbase) ve kısa çamurluk-tampon mesafeleri ile hem olduğundan büyük ve olgun hem de sportif bir çizgi çiziyor RR Ailesinin yeni ferdi.
Donanımına göre kullanılan 17-20 inç arasındaki ebatlardaki alaşım jantları, panoramik cam tavanı ve keskin gövde hatlarıyla ziyadesiyle dikkat çekici olarak özetleyebiliriz Range Rover Evoque'un dış görünümünü.

İç:



Posh lakabıyla tanınan meşhur şarkıcı, moda tasarımcısı ve Dünya futbolunun efsane isimlerinden David Beckham'ın eşi Victoria Beckham'ın önderlik ettiği bir ekip tarafından tasarlanan RR Evoque'un içi tek kelimeyle: "Etkileyici".

Şu ana kadar test ettiğim düzenelerce otomobilin arasından "etkileyici iç mekan" sıfatını hakeden pek çok model olmuştur ama rahatlıkla ifade edebilirim ki bu modellein hiçbiri etkileycilik ile ergonomi ve fonksiyonalite kavramlarını bu kadar başarılı bir şekilde harmanlayamamıştı.

Range Rover markasına özgü "commanding position", hakim kumandanlık pozisyonu olarak tercüme edebileceğimiz oturum şekli ile Evoque sürücüsü olacak şanslı kişiyi daha iç mekanına oturduğu anda mutlu ediyor.

İçinde bulunduğu Compact Premium SUV / Premium Crossover segmentindeki başka hiç bir modelde bulunmayan tamamı gerçek/suni deri kaplı konsolu (dashboard) ve araç içinde bilerek veya bilmedene temas edeceğiniz tüm noktaların kaliteli Oxford tipi deri döşeme ve çeşitli metal trimler ile kaplanmış olması ile Evoque'un "premium" segmente ait bir araç olduğunu otomobilin kapısını açtığınız anda dahi algılayabiliyorsunuz.



Araç içine kurulduğunuzda ise: Donanımına göre değişmekle birlikte Evoque'ların hemen hepsinde bulunan gösterge tablosundaki 5 inçlik bilgi ekranı ve orta konsoldaki 8 inçlik "devasa" dokunmatik monitör ile Evoque'un size sunduğu görsel şovdan etkilenmeye başlıyorsunuz. 

Siz sürüş için elzem olan tüketim-ortalama hız-menzil-navigasyon yönlendirmeleri gibi özellikleri 5 inçlik bilgi ekranından takip ederken, Evoque'un içinde seyahat eden diğer "şanslı" yolcular da 8 inçlik dokunmatik araç monitörü üzerinden aracın iç ışıklandırılmasını 5 kademe ile ayarlamaktan, aracın sabit belleğine kaydedilen mp3'leri yahut DVD filmlerini izlemeye, araç hakkında her türlü detay bilgiyi takip etmekten 360 derecelik 5 yönlü araç kamerası görüntülerini incelemeye (ve daha fazlasına) kadar çeşitli eğlenceli aktiviteler ile iştigal edebiliyorlar.



Aracın arka koltuklarında oturanlar da opsiyonel arka eğlence sistemi satın alındığı taktirde kendi bağımsız ekranlarından keyiflerine göre medya yayınlarını takip edebiliyorlar.

Evoque'un tüm tavan alanının %85'inden fazlasını kaplayan cam tavanı da gerek araca getirdiği ferahlık hissi, gerekse gökyüzünü istediğiniz her an elektirikli perdesini açmak suretiyle gözünüzün önüne sermesi ile hemen tüm araç sahiplerinin tercih edeceğini düşündüğüm bir donanım.



Şıklığı, donanımları (bkz. üstteki fotodaki direksiyon ısıtma butonu) ve görsel şovlarıyla dikkatinizi celbeden Evoque kasa boyutları ile kıyaslandığında "olağanüstü" denilebilecek iç genişliği ve bagajıyla da kalabalık aileleri dahi memnun edebilecek seviyede. Bu konuda bir misal vermek gerekirse, 187cm'lik boyu ve 130kg'lık ağırlığıyla "İRİ" olarak nitelendirebileceğiniz test sürücüsü (bendeniz) direksiyonda otururken arkama ve yanıma kendi boyutlarımda kişiler sıkışmadan oturabilmekte. 575 litrelik, geniş açılımlı bagaj da araca sahip olan geniş aileleri ise tatmin edebilecek boyutlarıyla aracın fonksiyonelliğine katkıda bulunuyor.

Sürüş:



Genel değerlendirme, dış, iç mekan kriterlerinin tümünden yüzünün akıyla çıkan Evoque'un Sharkfin Test Drive'ın zorlu sürüş değerlendirmesinden nasıl ayrılacağını açıkçası aracı kullanmadan ben de çok merak etmekteydim.

Çekici otomobillerin hayal kırıklığı yaratan test performansları ortaya koyabildiğine bizzat ve defalarca tanık olduğumdan (bkz. BMW 6.30i Testim) Evoque'a bu alanda ayrı bir dikkat ile yaklaştım.

Şık uzaktan kumanda cebinde olduğu halde start/stop tuşuna basmak suretiyle RR Evoque'u çalıştırdığımda ilk hissetiğim aracın motor sesi (yahut sessizliği) oldu. Kontağı çevirdiğim anda ortalığı gürül gürül sesiyle inleten 4.6 Litrelik benzinli bir V8 RR Vogue sahibi olarak bu sessizlikten çok da hoşlandığımı söylemem ama averaj bir otomobil sürücüsü (ve yolcuları) bu durumdan hoşnut kalabilir.

Aracın günümüz itibariyle radikal hatta fundamental değişik dizaynda olarak nitelendirilebilecek dairesel şanzıman kumandasını D konumuna getirdikten sonra gaz pedalına basmam ile otmotik el freni sisteminin aracı serbest bırakması bir oldu.

1900 devir/dakika'dan itibaren gelen 340NM'lik tork ve 240HP'lik motor gücüyle 2.0 litre hacmindeki motor o andan itibaren 6000 devir seviyesine kadar kesilmeyen bir nefes ile 1.8 tonluk Evoque'u yürütmeye, hatta koşturmaya desek belki daha yerinde olur, başladı.

Şanzımanı S konumuna getirdiğimde ise Ülkemiz trafiğinden dolaşan 10 araçtan 9'unun ulaşamayacağı bir performansla bu ufak RR'ın yollara adını yazdırmasına tanıklık ettim. 



6 ileri Powershift şanzıman konusunda getireceğim tek eleştiri ise direksiyon arkasındaki kulakçıklar vasıtasıyla manuel moda geçildiğinde her bir vites hızının dolumunda bir üst kademeye kendi kendine geçmeyi reddetmesi oldu. Tork/Güç eğrisinin doruk yaptığı 5500-6000 d/d sonrasında boşu boşuna aracın bağırmasına ve şanzıman-turbo-motor üçlemesinin gereksiz yere hırpalanmasına sebep olan Ford mahreçli bu şanzıman sistemini siz en iyisi D yahut S konumlarında tutun ve işi Evoque'a bırakın  diyorum netice olarak.

7.5 sn civarındaki 0-100km/s hızlanması ve 220 km/s'lik düz yol azami hızı ile pek çok sportif geçinen binek otomobili dahi gölgede bırakan RR Evoque Si4;
yakıt tüketimi konusunda sizlerin de tahmin edebileceği gibi oldukça müsrif: test süresince şehir içi/dışı ortalamanın üstü bir performans çizgisi ile kullandığımız Evopque ortala 15.3 lt tüketti.
Sakin bir kullanımda ve uzun yolda bu rakamın 9-10 lt seviyesine çekilmesi mümkün ama günümüzde bu rakamlar dahi ciddi bir yakıt tüketimi anlamına gelmekte.

Evoque alıp da yakıt ekonomisi yapmak isteyenlerin bu sebeple 2.2 lt'lik dizel motorlu modellerin piyasaya sunulmasını beklemesi elzem görünüyor.

Yol tutuş ve sürüş dinamikleri konusunda da RR Evoque yine sınıf kriterlerini belirliyor ve büyük bir yetenek ortaya koyuyor. İster sıradışı Magneride (manyetik-ultra hızlı tepkili son dönem süspansiyon sistemi) ister standart bağımsız süspansiyon sistemi kullanılsın, Evoque asfaltta ve arazide hızını kesmiyor. 
Asfaltta sportif yol otomobilleri, arazide de deneyimli SUV'leri dahi şaşkınlığa uğratabilecek yetenekteki Evoque, yol konforu konusunda ise muhteşem olmasa da tatminkar bir başarı çizgisi ortaya koyuyor. Havalı süspansiyona sahip RR Vogue ile kendini ve yolcularını şımartan bizim gibi bünyeler için yeterli bir konfor seviyesi olmasa da diğer otomobil sahiplerinden pek çoğunu tatmin edebilecek bir konfor sunuyor Evoque.

Sonuç:    



Çok çekici dış hatları (bkz. resimdeki dikiz aynası altından asfalta projeksiyon ile Range Rover Evoque siluetini yansıtan illuminasyon sistemi), kalite-fonksiyonelite ve tarz dolu ergonomik iç mekanı, kullanışlı geniş bagajı, neredeyse sporcu denilebilecek sinirli motoru, sürücüsüne olabildiğine güven veren sürüş dinamikleriyle Kompakt Premium SUV/Crossover segmentinde çıta yüksekliğini belirleyen model oluyor Range Rover Evoque. 
Yakıt ekonomisine önem verenlerin dizel seçeneği beklemelerinin yerinde olacağı tavsiyesiyle hepinize keytifli-kazasız sürüşler dilerim.

Sharkfin Test Karnesi:

Olumlu:
+Çekici dış görünüm
+Geniş ve kaliteli iç mekan
+Kullanışlı ve geniş bagaj
+Spor otomobil performansı
+Yolda ve arazide güven veren sürüş dinamikleri
+Opsiyonel donanımlarla daha da eğlenceli hale gelebilen iç mekan

Olumsuz:
-Yakıt tüketimi
-Opsiyonel donanımlarla "adeta kanatlanan" satış fiyatı
-Powershift şanzımanın başarısız manuel programı







5 Kasım 2011 Cumartesi

Range Rover Evoque Ankara'da

Bir yılı aşkın zamandır Dünyada ve Ülkemizdeki Range Rover hayranlarının heyecanla beklediği en yeni (aynı zamanda en küçük, en uygun fiyatlı ve en sportif görünümlü de diyebiliriz) Range Rover modeli Evoque (İvok diye okuyunuz) Eylül ayında piyasaya sunuldu ve Ekim ayı itibariyle Ankara'ya teşrif buyurdu.




Kısık çekik gözleri (farları), mağrur gülümseyişi (radyatör ızgarası), basık tavanı ve keskin çizgileriyle adeta bir stil ikonu kılığında Evoque.




Aracın arkasında yer alan Si4 ifadesi 2.0lt benzinli turbo 240HP'lik motorun kullanıldığını simgeliyor. Şimdilik Ülkemizdeki yegane Evoque motor seçeneği bu ziyadesiyle kuvvetli benzinli motor. İleriki dönemde Borusan mutlaka 150 HP'lik D4 ve 190 HP'lik SD4 kodlu dizel motorları da getirecektir. 



Avrupa'da her ne kadar araç için manuel ve Powershift çift kavramalı yarı-otomatik şanzıman seçenekleri bulunmaktaysa da Ülkemizde sadece Powershift seçeneği Borusan tarafından sunulmakta.




Son ÖTV zammından sonra Evoque'un en düşük donanımı ile satış fiyatı 70.000 Euro'dan başlamakta. Resimlerde incelemekte olduğunuz araç ise Ülkemiz şartlarına uygun olan ideal paketlerden biri ve fiyatı 80.000 Euro seviyesinde. 




Aracın iç dizaynı o kadar başarılı, kullanılan materyaller de o kadar kaliteli ki, boyutlarını bilmeseniz full size bir asil Range Rover Vogue içerisinde seyahat ettiğinizi dahi düşünebilirsiniz.





Tamamı deri kaplı gösterge paneli, premium ısıtmalı deri koltuklar, aracın kabininde göze çarpan hemen her nokta da kullanılan gerçek metal insertler, devasa ebatlardaki dokunmatik multimedya-navigasyon ünitesi, sürüş dışında aşağı kayarak gizlenen yuvarlak şanzıman kumanda kolu ile Premium Compact Crossover segmentinde kalite ve gösteriş standartlarını belirliyor Range Rover.


Sonuç: Öncelikle en kısa zaman zarfında test edip detaylı izlenimlerimi bloga yazmayı, sonrasında da orta vadede ne yapıp edip bir Evoque sahibi olmayı kafama koymuş durumdayım. Özellikle dizel motorlarının gelmesi ile Evoque sınıfının hatta biraz iddialı konuşayım bir üst segmentin en iyi satış yapan premium aracı olacaktır.

27 Mayıs 2011 Cuma

Kocaoğlan Multimedia Donanımını Kuşandı




7' Edison ultra-thin LCD ekranımız orijinal yerine monte edildi.



Dashboard arkasına multimedya oynatıcı yerleştirildi ve usb giriş yuvası kol dayama gözüne gizli bir şekilde konumlandırıldı.

23 Ocak 2011 Pazar

Robbie Williams - Bodies



Bu parça Range Rover'ımı kullanırken en keyif aldığım müziktir desem yeridir...Neden acaba ;) (klibinn son 1 dakikasına dikkat)

21 Aralık 2010 Salı

Kate Ryan - Voyage Voyage



Range Rover Sport Supercharged'ın KAte Ryan ile başrolü paylaştığı muhteşem Voyage Voyage Cover'ı bugünkü takdimimdir... ;)

12 Ocak 2010 Salı

Range Rover 4.6 (P38)

Asfalt ve Arazide Yat Konforu

Önemli uyarı: Bu test, sahibinin gözbebeği konumunda bulunan bir aracın testi olduğundan sonuçları kimi okuyanlar tarafından ziyadesiyle subjektif ve taraflı bulunabilir. Sonuçta haklıdırlar, test yazarı bir Range Rover hayranıdır ve açıkça tüm muadillerine karşı Range Rover'ı savunmakta, desteklemekte, dahası tutmaktadır...


Bugünkü uzun dönem test konuğumuz, sahibi bulunduğum, Land Rover Firmasının 1970 yılından bu yana üretmekte olduğu amiral gemisi Range Rover. P38 kasa koduyla anılan ve 1995-2001 yılları arasında üretilen Range Rover marka V8 4.6 motorlu aracıma ilişkin değerlendirme ve sürüş notlarımı sizlerle paylaşmadan önce, bu araca ilişkin bir kaç önemli ön bilgiyi vermem gerekirse:

1. Aracın yolda komplike bir beyin-kompresör-körük üçlüsünden mütevellit elektronik hava süspansiyonu (electronic air suspension - EAS) ile ilerlemekte.

2. Aracın kaportası ve motorunda ciddi oranda aluminyum parça kullanılması neticesinde devasa boyutlarına rağmen 2.200 kg gibi bir hafiflik yakalanmış durumda.

3. Araçta full otomatik çift şanzıman (asfalt ve arazi) ve 5 sürüş modu (otomatik, manuel, spor, yokuş çıkış, yokuş iniş) bulunmakta.

4. Araç manuel ve otomatik olarak 4 yükseklik seviyesinde (Su geçişi - Şehiriçi - Otoban - Park) sabitlenebilmekte.

5. ABS fren sisteminde ilave elektro-hidrolik pompa desteği bulunmakta.

P38 kasa için olmazsa olmaz bu girizgahı yaptıktan sonra, gelelim klasik Sharkfin Testi değerlendirmelerine:

DIŞ


Range Rover felsefesine uygun, basit, heybetli ve klasik bir duruşu var test aracımızın. Niagara Grey renk koduna sahip sedefli koyu antrasit rengi gölgede ve geceleri mağrur bir duruş sergilerken, gündüzleri ve özellikle güneşli havalarda iddialı bir tutum takınmakta.

Aracımızın üzerinde yazlık jant-lastik seti olarak L322 kasa kodlu 2002 yılından günümüze değin üretilmekte olan bir sonraki Range Rover kasasının 4.4 Vogue modeline ait 18 inçlik jantlar ve 255/55-18 ebadında Michelin Latitude Tour HP tipi 4 mevsim asfalt lastikleri bulunmakta.

Kışlık jant-lastik seti tercihimiz ise daha çok bozuk yol ve arazi kullanımına imkan tanıyan 16 inçlik jantlar ve 255/65-16 ebadında Michelin kış lastikleri.

Koyu renkli camlar, Vinyl D direği kaplaması, beyaz sinyal seti, gizli arka cam sileceği, far silecekleri ve rezistanslı arka ve arka-yan camlar da aracın öne çıkan diğer dış özellikleri.

İÇ


Bu aracı satın alana değin ekseriyetle açık renk döşeme ve kokpit renklerinden yana tercih kullanırken, siyah renkli döşemeleri ve kokpitlere gün gelip de sempati ile bakabileceğim aklıma gelmezdi.

Gel gelelim, bu deri döşemeler 120 küsur yıllık bir geçmişe sahip Rolls Royce gibi ultra lüks segmentin bir numarası olan bir firma tarafından da kullanılmakta olan Connoly markalı olağanüstü konforlu-dayanıklı ve kaliteli siyah deri döşemelr olunca,

Bir de üstüne üstlük koyu sedefli dış renk- koyu camlar - koyu ahşap kaplamalar üçlüsüyle birlikte yer alınca aracı satın almaya ikna oldum ve kullandığım her kilometre boyunca bu tercihimden de son derece memnun kaldığımı ifade etmek isterim.

Aracın yolda kapladığı yaklaşık 10 metrekarelik boyut düşünüldüğünde kabin boyutlarının da bagaj hacminin de olması gerektiği oranda (5 yetişkin ve ihtiyacı olabilecek tüm yükü fazlasıyla alabilecek kapasitede) büyük olduğunu belirtmek isterim.

Aracın gayet sade dizayn edilen gösterge tablosu ve kokpitinde en dikkat çeken unsurlar ise klasik analog Range Rover saati, EAS göstergesi, 2 bölgeli dijital klima, vites konsolunun arka kısmına konumlandırılmış ve ters mantıkla (ön tuşlar arka camları, arka tuşlar ise ön camları kumanda eder şekilde) yerleştirilmiş otomatik cam ve açılır tavan düğmeleri, çift otomatik şanzıman ve sürüş programları olarak sıralanabilir.

SÜRÜŞ

Gelelim bu aracı niçin BMW X5 veya 7.40i ile Mercedes ML veya S Serisini bir kenara iterek tercih ettiğime, aracın sürüşüne.



Öncelikle yukarıda saydığım iddialı araçların, giriş kısmında da bahsettiğim Range Rover'ın EAS sisteminin benzerlerini kullansalar da konfor açısından Range Rover'ın muadili bir seviyede olamadığını belirtmek isterim.



Siz daha kontağı çevirip aracı çalıştırmadan dahi görevde olan EAS; aracınıza binerken alçalması, siz Conolly koltuklarınıza kurulduktan sonra yükselmesi, 80km/s'lik hızı 1 dakikadan fazla süreyle aştıktan sonra otomatik olarak veya siz istediğinizde manuel olarak alçalması, çok yüksek bir engelden veya derin bir çukurdan geçecekseniz lift modunda aklınıza durgunluk veren bir kabiliyet göstermesi, şanzıman arazi modundaykense tarla engebesindeki bir arazide 100km/s gibi akıllara durgunluk veren emniyetli bir hız sağlayabilmesi, tüm bunları yaparken çıkarttığı ince ve güven veren vızıltı sesi ile başlı başına Range Rover'ı sınıfının yeganesi yapan bir özellik konumunda.



Gelelim, 1.90 m'yi aşan yükseklikteki bir havaleli aracın sergilediği sürüş dinamiklerine. Şuana kadar test ettiğim tüm araçlar itibariyle bana bu kadar farklı ve keyifli bir sürüş sunan bir SUV bulunmadığını baştan belirtmem gerek. Aracın EAS'tan kaynaklanan enteresan salınım rutinine alıştıktan sonra mantığın elverdiği her süratte ve yol tipinde yukarıda belirttiğim sıradışı konfora ilaveten fevkalade bir sürüş hissi yaşanmakta. Her bir tekerlekle özdeşleşmiş süspansiyon körüklerinin aracı sürekli düz tutmaya programlandığını ve dolayısıyla zemin asfalt, toprak, kayalık, otoban, su, vs. ne olursa olsun aracın her daim dengede olduğunu hissetmek son derece güven veren bir hissiyat yaratmakta sürücüsünde.



Bir diğer güven unsuruysa 2 metreye varan eniyle devasa ön cam ve aracın yüksekliğinin de getirdiği "havalimalarında yer alan kontrol kulesinde misali araç kullanıyorum" hissi. BMW X5 ve Mercedes ML serilerine dahi yukarıdan bakıp, aracın ezici ağırlığının keyfini yolda çıkartırken sizi kendinize getiren yegane nesnenin TIR Kamyonları olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.



Aracın motor performansına gelince: 1999 model yılı itibariyle öncenin LUCAS teknolojisi bırakılarak BMW'nin E38 7.40i modelinde de kullandığı Bosch Motronic tipi ateşleme sistemi ile optimize edilmiş aluminyum alaşım 4554 cc'lik V8 motoru 225 HP'lik motoru ve 400 NM'ye varan torku ile özellikle sport modu seçildiğinde Range 4.6'nın çoğu yeni nesil sportif aracı 0-60km/s ve 0-100km/s hızlanmalarda şaşırtabilecek bir performansa sahip olduğunu, bu hızlanmanın 170 km/s'ye kadar kesintisiz giderken, bu kilometre sonrası son sürati olan 210 km/s'ye kadar görece yavaşladığını belirtebiliriz.



Range 4.6'nın pek çok kişinin korktuğu ve aracı almaktan imtina ettiği tüketim efsanesine gelince: Yazlık jant-lastik seti ile sakin otoban kullanımında 13.5 lt, sakin ortalama kullanımda da 15.0 lt civarında bir tüketimle aslında bu aracın yüksek yakıt tüketiminin bir şehir efsanesi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.



Ancak mütemadiyen sport konumda ve araca hiç yakışmayan ve malesef trendy sayılan 26 inçe varan devasa jant-lastik setleriyle bu rakamların rahatlıkla 25 lt ve üzerine de çıkabileceğini de belirtmezsek konunun bir yanını da eksik bırakmış oluruz.



SONUÇ



Bugünkü aracımız severek kullanmakta olduğumuz, SUV sınıfında doğrudan rakibi olmaması sebebiyle S sınıfı araçlarıyla da zaman zaman ve haklı olarak karşılaştırılan Range Rover'ın P38 ailesine ait 4.6 modeli idi.



Premium araç kullanma alışkanlığı ve/veya hevesi olan, keyfine düşkün, geniş bir ailesi ve aracın muazzam masraflarını (servis-vergi-kasko vs.) kaldırabilecek maddi durumdaki tüm kullanıcılara Range Rover'ı Classic, P38 veya L322 kasalarıyla olsun bir kez test etmelerini tavsiye ederim.



Bu testiniz neticesinde, nevi şahsına münhasır pek çok özellik taşıyan, arazi ve asfaltta yat konforu ve keyfi yaratan bir başka araç daha bulunmadığını teyid edeceğinize dair önemli bir iddiam bulunmakta.



Sharkfin Test Karnesi

Olumlu:

+Asfalt ve Arazide Yat Konforu, Keyfi ve Sürüş Dinamikleri

+Bağımlılık yaratan EAS havalı süspansiyon sistemi.

+4.6 V8 motorun gümbürtülü egzos sesi

+5 kişilik bir nüfusu rahatlıkla taşıyacak kabin ve bagaj hacmi

+Hakim sürüş pozisyonu

+Yüksek donanım (Harman Kardon DSP Ses sistemi, açılır tavan, elektrikli-sıstmalı-hafızalı- Conolly Deri koltuklar, 2 bölge dijital klima, vs.)


Olumsuz

-Çok çok yüksek satış fiyatı

-Çok yüksek kasko ücreti

-Çok çok çok yüksek motorlu taşıt vergisi

-Çok çok yüksek bakım masrafları

Bir de Benden Dinleyin: Lamborghini LM002

  #otomobilgurmesi ‘nde bugünkü lezzet konuğumuz 1986-1993 yılları arasında yalnızca 328 adet üretilen, 345 mm ile tüm zamanların en geniş t...