Sharkfin Testi – Mercedes Yeni C180 Kompressor (Blueefficiency 1.6lt)

İş yükümüzün her zamanki gibi ağır, zamanımızın da ziyadesiyle kıt olduğu şu günlerde sırf denk geldi diye gerçekleştirdiğim köklü Alman premium otomobi üreticisil Mercedes Benz'in Ülkemizde büyük bir satış atağı yapacağına inandığı Yeni 1.6 motorlu C180 Kompressor modelinin testini aşağıda okuyabilirsiniz.
Havanın kah güneşli kah kara bulutlarla bezeli olduğu bir bahar gününde bambaşka bir işle iştigal ederken yolum Mercedes yetkili satıcısına düştü ve ciddi bir lansman kampanyası yapılmakta olan Mercedes'in bu yeni ve iddialı modelini bir test edeyim dedim.
Dış:

2007 model yılı itibariyle piyasaya çıkan ön panjurunda iddialı ve devasa Mercedes yıldızı taşıyan en üst donanıma tekabül eden AMG paketliydi test aracı. Son yılların trend rengi olan beyazlara bürünmüş olan test aracı AMG jant ve aerodinamik paketinin de katkılarıyla gayet şık ve klas görünüyordu. Bu noktada aracı tıpkı diğer C serileri gibi panjurdaki kocaman yıldız yerine kaput üstündeki klasik küçük yıldızla da alabileceğinizi belirtmek isterim (ki ben her daim kaput üstündeki klasik yerinde yani gözümün önünde duran klasik yıldızı tercih ederdim, o kocaman avantgarde yıldız yerine).
İç:

Son derece gösterişli olan dış görünümden sonra açıkçası C Serisinin içi, AMG pakete özgü yüksek miktarda ilave donanım içerse de birz sönük geldi bana. bu C Serisinin piyasaya sunulduğu 1993 yılından bu yana bir sorunu benim gözümde. Kimi kişilerce ısrarla belirtilen Mercedes (kalitesi) E'den başlar tabirine, açıkçası bu basit ve görece özensiz iç dizaynla karşılaşınca açıkçası katılmadan edemedim. AMG pakete özgü spor koltuklar gayet sıkı bir şekilde normal boyutlardaki sürücü ve yolcuları sarmalarken, benim boyutlarımdaki kişilerin biraz sorun yaşayacağını belirtmek isterim. Aynı aracı spor koltuklar olmadan denediğimde ise böyle bir sorunla karşılaşmadım. Dolayısıyla Çok uzun boylu ve kilolu Mercedes hayranlarına sportif koltuk seçeneğinden imtina etmelerini tavsiye ederim. Aracın arka koltukları ise her ne kadar şuana kadarki tüm C kasalardan geniş olsa da hala biraz dar hissetiriyor. Gelelim iç tasarımda en çok eleştirilecek noktaya: orta konsola. Her ne kadar sürücü önündeki gösterge tablosu gayet basit ve fonksiyonelse de müzik sistemi, klima kumandaları ve anlamsız bilgi ekranını içeren orta konsol gerek dizayn gerek fonksiyonellik gerekse malzeme kalitesi olarak sınıfta kalmaktan kurtulamıyor. Açılmalı kapanmalı ve üç vakte kadar yalama olacağına dair derin şüpheler taşıdığım bir ekrandan radyo bilgilerini takip etmek, soft touch yani yumuşak ve kaliteli dokunuşlu olmaktan kilometrelerce uzak iç materyallerle temasta bulunmak 20 yıla yakındır premium pek çok otomobil kullanmış bünyeme pek hoş gelmedi açıkçası.
Sürüş:
Son derece şık kontak anahtarını yuvasına yerleştirdikten sonra zikzaklı geçiş yapısını pek de beğenmediğim ama şüphesiz çok klas görünen vitesi topuzu kavrayıp aracı sürüş konumuna (D) getirmek suretiyle yola koyuldum. Gayet başarılı seçilmiş bir test parkurunda (şehir içi, dışı, rampası, düzlüğü açıkçası her koşulda sürüş mümkündü) yol almaya başladım. İlk tespitim kontağı çevirir çevirmez devrede olan kompresörün etkisiyle aracın 3000 devir üstünde gayet seri fakat bir o kadar da gürültülü olduğu şeklinde vuku buldu. Kompresör, turboların yaşattığı görece sarsıntılı ve suni sürüş karakterine yol açmayarak başarı puanlarını toplarken, yüksek tüketim ve bırakın Mercedes gibi sessizliği ve konforu ile meşhur bir markayı, her hangi bir otomobil üreticisine yakışmayan gürültüsü ile olumsuz puanlara da hedef oldu. Otomatik şanzımanda seçilebilecek en hızlı kalkış modu olan M1 ile yaptığım devirli kalkışta aracın 9-9.5 saniye civarında 100 km’ye ulaştığını ve aynı kalkış D konumunda yapıldığında ise bunun 1 saniye kadar uzadığını belirtirsem 1.6 lt hacmindeki küçük bir motorla Mercedes’in ne kadar güzel ve temiz bir performansa imza attığını anlatmış olurum her halde. Bütün bunları yaparken sakin kullanımda 9 lt / 100km gibi gayet kabul edilebilir bir tüketim rakamını aracın yakaladığını da bir diğer övgü faktörü olarak belirtmemiz gerekir. Sürüş dinamiklerine gelince: araç düzde, kuruda, ıslakta (çılgın ve ani bir bahar yağmuru da tesadüfen test sürüşüme denk geldi) ve virajda gayet başarılı, tedirgin etmeyen, tabiri caizse uysal bir karakterde. Velhasıl, BMW ve kısmen kimi Audi modellerinin agresif ve inisiyatif alınabilen sürüş karakterine alışkın olan sürücüler bir nebze hayal kırıklığı yaşayabilirler, çünkü küçük Mercedes sürüş esnasında şasisine değil, elektronik alet ve edevatına güveniyor.
Sonuç:
Mercedes Benz’in yeni ve iddialı modeli C180 Kompressor BlueEFFICIENCY’nin, iki temel rakibi olan BMW 3.16i ve Audi A4 1.8T (120HP) için daha şimdiden çok ciddi bir tehdit oluşturduğunu düşünmekteyim. Ele gelen, kompakt boyutları, Şa’şaalı ve albenili dış görünümü ve hepsinde önemlisi son derece kuvvetli ve rafine çalışan 1.6 lt motoru ve tiptronic şanzımanı ile bu küçük Mercedes çok canlar yakacak ve MB Türkiye’nin MB AG’ye (Almanya’daki Mercedes genel merkezi) verdiği yıllık 5000 araçlık satış miktarını tutturacaktır. Bu itibarla, BMW’ye derhal tarih öncesinden kalma atmosferik (M43 ailesinin mirasçısı) 1.6 motorunu kaldırarak Mini Cooper S’te kullandığı yeni 175 HP’lik turbo motorunu 3.16i olarak piyasaya çıkarmasını, Audi’ye ise en kısa zaman zarfında 1.4TSI motoru 160HP’lik olan versiyonu ile A4’te kullanmaya başlamasını salık veriririm. Zira Mercedes bu sefer uzun zamandır olmadığı kadar rekabetçi şekilde geliyor.
Sharkfin Test Karnesi:
Olumlu:
+Düşük vergi diliminde yer alan ve çevreciliğiyle rakiplerine örnek teşkil eden güçlü ve rafine 1.6 lt Kompresörlü motor.
+Albenili, gösterişli ve değişken (Panjurda büyük veya kaputta klasik yıldız tercihi) dış dizayn.
+Motorun gücüne oranla gayet kabul edilebilir yakıt tüketimi (kompresör yerine turbo kullanılırsa tüketim daha da düşecektir).
+Standart sürücü tipi için gayet konforlu ve emniyetli sürüş dinamikleri.
+36.000 Euro’dan başlayan rakiplerine göre uygun satış fiyatı.
Olumsuz:
-Kabinde kullanılan görece ucuz materyaller.
-Fonksiyonellikten uzak ve sorun çıkartmaya meyyal orta konsol.
-Motor gürültüsü.
-Sürücüye inisiyatif tanımayan elektronik sistemler ve bu sınıfta yakın rakiplerinin gerisinde kalan şasi dinamikleri.
Hepinize keyifli, kazasız sürüşler dilerim.
Galip Hasan GÖRÜN (Sharkfin)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder